"İyi günler, Ben Muhammet. İstanbuldan arıyorum. Bir grup arkadaşımızda birlikte işitme engelli çocuklar için resimli hikaye kitapları hazırladık ve yurt genelindeki Özel Eğitim Merkezlerine(ÖEM) ücretsiz dağıtıyoruz. Adresiniz...."
Üç gün boyunca bu cümleyi tekrar tekrar söyleyerek yurt genelindeki bir çok kişiye ulaştık. Bazıları ücretsiz kitap dağıtımına karşı olduklarını söylediler (pardon anlamadım!?) bazılarının ilk kurduğu cümle "ben nasıl yardımcı olabilirim" oldu(kendilerine günüme neşe kattıkları için çok teşekkür ederim.). 3 günün sonunda 150 ye yakın ÖEM e ulaşmış olduk.
Peki bu süreçte neler öğrendik?
ÖEM lerden ayrıntılı adres ve 12 yaş altı işitme engelli öğrenci bilgilerini aldık. bu bilgiler ışığında kitaplarımızı ellerine ulaştırmayı planlıyoruz.
Ankara belediyesi sokak isimlerini değiştirmiş nette bulacağınız adresleri kontrol etmeden kargo gönderisi yapmayın.
İnsanımız artık şiveli konuşmuyor. Konuştuğum insanlardan şiveli konuşan sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Kültürel çeşitliliğimize kibrit suyumu döküyoruz ne..
Şirketle tele pazarlamacılardan o kadar bıkmışlarki "ücretsiz dağıtıyoruz" cümlesini tekrar etmekten bi hal oldum.
Sonuçta bir işimiz daha arkamızda kalmış oldu. Artık sırada kitapları kargoya vermek var. İnşallah kitaplar insanların ellerine sağ salim ulaşır ve bu masalda mutlu sonla biter..
Hepinize güzel günler.
fidanoğlu



